Kahire : 3 Hafta Görünümlü 3 Günde Neler Yapılır?

Hello Africa, tell me how you're doin'?

Mikerinos ve ben :)

3 haftadır ofiste biriken işler ve evde kolilenmesi gereken eşyalar sebebi ile tek satır yazamadım. Unutmadan yazmam lazım artık :)

Mart ayında iş seyahati sebebi ile yeni bir hikayem daha oldu. Kahire'ye gitmem gerektiğini duyduğumda "evet evrene artık doğru mesajlar vermeyi öğrendim" diye geçirdim içimden. 2016'da daha çok seyahat edebilmeyi dilemiştim. Ve senenin ilk seyahati yepyeni bir ülke, yepyeni bir kıta oldu. 1 hafta olarak planlanan seyahatim 3 haftaya kadar uzayınca, iş anlamında yorucu olsa da gezebilmem için harika bir fırsat oldu. İnsanın düzenini bozması zor tabi. Gün içerisinde yaparken umursamadığınız detayların aslında birer lüks olduğunu fark ediyorsunuz şantiye ortamında. Geçici olduğunu bildiğim için şikayet etmedim. Askine tadını çıkardım durumun. Evet geç saatlere kadar çalıştım, toplantılar saatler sürdü ama 3 haftanın 3 cumasını da dolu dolu geçirdim.Tabi şehir merkezinden uzak şantiye kampında kalıyor olmak beni durdurmadı; haftaiçi iş çıkışları Heliopolis civarında mekanlar keşfettim. Ayrıca tüm bu eğlencenin ötesinde; 8 yıllık çalışma hayatımın (iş anlamında) en aktif hissettiğim dönemiydi. Kağıt üzerinde gördüğün her şeyin hayata geçmiş olduğunu görmekten çok çok keyif aldım. Yorgunluğu ve keyfi ile bitti. (sanırım)

Mısır fırsat yaratılıp mutlaka görülmesi gereken harika bir ülke. Cicik Avrupa ülkelerinden sıra gelmesi güç elbette; ben de iş vesile olmasa öncelik vermezdim Mısır'a ama o kadar fazla görülecek yer var ki, bu deneyimi bir turist olarak yaşamayı diledim gezerken. Kim bilir belki yine gelirim, Mustafa ile ama lütfen!! Gidemediğim ama aklımda kalan İskenderiye, Kızıldeniz ve egzotik çölleri ile bambaşka bir deneyim Mısır'a gitmek.

Bu yazıya tam olarak bir seyahat yazısı diyemesem de, deneyimlerimi ve 2-3 yıldır burada yaşayan insanların da tavsiyelerini derledim. Normalde gezi hikayesi şeklinde yazdığım için madde madde gibi yazmak garip hissetirecek, neyse uzatmayayım başlayayım!

İlk akla gelen soru : Güvenli mi? Güvenlikten ne anladığınıza bağlı. Benim ilk sorguladığım şey şu oldu: Bir kadın tek başına akşam dışarı çıkabilir mi? Bence hayır! Ben güvenip çıkamadım. Hakeza gündüz de harita elimde yollarda kaybolabilecek özgüven Mısır'da biraz güç. Gerek çevreyi tanımıyor olmak, gerekse güvenliğinden emin olmadığım bir ülkede dil bilmiyor olmak beni durdurdu. Sürekli birileri ile toplaşıp gidildiği için bir yerlere sıkıntı olmadı ama, tek başına seyahat edilesi olmadığını düşünüyorum.

Resmi dil Mısır Arapçası, bir sürü Arapça bilen kişiden Mısır'da konuşulan Arapçanın farklı olduğunu duydum. Anlaşamayacak kadar farklı değil elbette, bazı kelimeler, söylenişler farklıymış. Halkın çoğunluğu Müslüman, ancak azımsanmayacak bir oranda da Hristiyan var; %10 kadar. Kapanmak gibi bir kural yok, gittiğiniz yerlere bağlı olarak gayet istediğiniz kıyafetleri de giyebilirsiniz. Ama mesela İslamik Kahire'ye gidecekseniz kısa şortlar ile gitmenizi tavsiye etmem, gittiğiniz ülkeye uyum sağlamakta fayda var.

Türk Lirası Mısır Pound (EGP)'undan daha değerli. 3 verip 1 aldığımız seyahatlerden sonra 1 verip 3 almak güzeldi. Hatta ben Türk Lirası bozdurmam diye Dolar yapıp gitmiştim. Bir otelin exchange ofisinde 1 verdim 9 aldım :) Elinde birden onlarca para oluyor. Erken sevinmişim ama devalüasyondan ötürü ithal şeylerde çok fark olmadı. Ama restoranlarda hesap geldiğinde, her seferinde hesaplı geldi bana.



Şehiriçi ulaşımda en mantıklı seçenek taksi. Eğer taksimetreyi açmayacaksa sıkı pazarlık yapmak gerekiyor binmeden önce. Taksimetreyi de açacaksa turist tarifesi açmamasını söyleyin. Benzin çok ucuz olduğu için taksi de öyle zaten, ama siz yine de kazıklanmamak için bunları akılda tutun. Şehrin bir ucundan bir ucuna 30 Türk Lirasına gidiyorduk, pazarlık anında burada çalıştığımızı belirtince de yararı oldu birkaç kez. Otobüsler ve minibüsler de eğer topluca bir yerlere gidiyorsanız tercih edebileceğiniz ulaşım araçlarından. Havalimanı yakınında bulunan ilk(son) duraktan oturarak rahatça gidebildiğimiz için Kahire Müzesi'ne giderken 1036 nolu otobüs ile gittik, 2 Mısır Poundu yani 60 kuruştu :)



Gezilecek Yerler

Kahire, Mısır'ın hatta Ortadoğu'nun en büyük şehri ve bir çok medeniyete de ev sahipliği yapmış, tabi tarih açısından oldukça zengin bir şehir. Müzesini gezmek dahi en az yarım gün sürüyor. İkonik noktaları, camiileri, kalesi ve kiliseleri ile  gezmesi 3-4 gün alabilecek bir şehir. 

Gize Piramitleri

Mısır'a gidip de Piramitleri görmeden dönseydim benimle alay edeceğini söyleyen pek sevgili dostlarım sebebi ile "benim piramitleri görmem lazım" diye dolandım durdum şantiyede. Mısır'da çok sayıda piramit, bunlardan bir kısmı ancak ayakta kalabilmiş. Bunlardan en popüler olanları bizim de "Piramitler" olarak bildiğimiz Gize Piramitleri.

Ulaşım açısından şanslıydık. Tatil günlerinde belirli ücret karşılığında bu tür turistik geziler için bize eşlik etmesini isteyeceğimiz Mısırlı şoför arkadaşlar vardı. Dil bilmemek sorun olmadı ayrıca her yeri avcumuzun içi gibi bulduk.
Piramitlerin silüetini görene kadar, yolun BAYA bir çöple kaplı olmasından dolayı; yanlış yolda olduğumuzu düşünüyordum. Şoför arkadaşa "Muhammed emin miyiz?" diye 3-4 defa sordum. Keops'u gördüğüm anda sesim kesildi. Endişemin yerini heyecan aldı.

Keops ve Khufren


Gördüğüm anda iyi ki dedim. İyi ki geldim. Hani proje için dedim ya yukarıda. Kağıt üzerinde işleri gerçekleştiğini görme keyfinden, işte onun milyon katı. Karşımda duruyor ayakta kalan tek Dünyanın Yedi Harikası. Bu mistik hisler piramitlerin olduğu kısıma giden yolda 1 karış zincirle bağlanmış develeri görene kadar devam etti. Bundan sonra bir süre algılayamama ve sonrasında da küfürlü dakikalar oldu. Modumu düşürmemek için çok büyük bir çaba sarfettim inanın. "Geldim milyonlarca turist gibi turistliğimi yapacağım" dedim kendime.


Komplekse giriş biletli ve 80 EGP. İçeri girdiğimiz anda yanımıza bir şeyler satmaya çalışan insanlar yanaştılar. Bu durumda size tavsiyem 3 saniyeden fazla satıcıya ve sattıklarına bakmayın :) Görmezden gelmeye çalışın çünkü siz o an gördüklerinize hayran olmalısınız. Hayran kalınmayacak gibi değil yapılar, ne kadar eski olduklarını ve insan yapımı olduklarını düşündükçe insan bakakalıyor. Dilerseniz taksi ile devam edebiliyorsunuz içeride, dilerseniz deve veya at arabası üzerinde geziyorsunuz veya tabana kuvvet diyip yarım gününüzü buraya ayırıyorsunuz. Bu tatsız yönlerinden de bahsetmeden geçemeyeceğim; at ve deve pisliklerinin kokusu insanı bazen bayıltabiliyor. Çok büyük heyecanla gittim ve aynı heyecan ile de gezmek için modumu hep yüksek tuttum.


Keops


Kraliçe Piramitleri


Komplekste Keops, Khufren ve Mikerinos olmak üzere 3 büyük kral piramidi, 3 küçük kraliçe piramidi, Sfenks, mezarlar ve tapınaklar bulunuyor. Mısır'da 100'ün üzerinde piramit bulunduğu söyleniyor ama bunların en ünlüsü bu üçlü. Keops (Khufu) Büyük Piramit olarak da biliniyor ve Dünyanın Yedi Harikası olan tek piramit de bu. Aralarında en çok yıpranan yapı Sfenks. Firavun başlı ve aslan gövdeli heykelin doğuya dönük olmasının sebebi ise Güneş Tanrısı RA'yı görmesi içinmiş. Firavun başının da Khufren'e ait olduğu düşünülmekteymiş. Khufren Eski Mısır diline göre  Khaf-Ra yani Ra'ya benzeyen anlamındaymış. Khufren aslında Keops'a göre daha küçük bir yapı ama daha yüksek bir zemine oturtulduğu için daha yüksek görünüyormuş.

Sfenks
Piramitlerin içerisine girebildim mi? Hayır maalesef. Giderseniz ekstra bilet alıp içerisine de girin ve turu tamamlamış olun. Ayrıca akşam yapılan ışık şovunu da yakınlarda kalıyorsanız bir akşam deneyimleyin derim. Fırsat olsaydı güzel olacağını düşündüğüm başka bir aktiviteydi bu.

Bilinen tarihi ve bilinmeyen gizemli yönleri ile Mısır'da gidilmesi gereken ilk yer Gize Piramitleri.

Khan el-Khalili 

İslamik Kahire dediğimiz bölgede bulunan Khan el-Khalili Mısır'ın Kapalı Çarşı'sı diyebiliriz. Satılan şeyler benzer ama konsept değişik, üzeri açık ve sokaklar şeklinde. Çoğu hediyelik eşyayı burada bulabilirsiniz. Cam şişeler, biblolar, magnetler, papirüsler...




İlk tavsiyem pazarlık! Burada hiç bir zaman ilk söylenen fiyata ikna olmayın. Pazarlık burada kendini ifade biçimi. İkinci tavsiyem eğer bir şeyle gerçekten ilgileniyorsanız dükkana yanaşın ya da girin. Merak edip baktığınız her şey size bir sürü "Where are you from? Do you like the papirus? 50 pounds for you" diye uzayan konuşmalar olarak size dönüyor. Aynı tacizvari tavır bizim çarşılarda da var kabul ediyorum ama burada kendimi güvensiz hissettiğimden midir nedir, son raddeye gelip "ya yok yok istemiyorum arkadaşım" Türkçe söylendim en sonunda :))



Çarşının meydanında  Hz. Hüseyin ve El-Ezher Camii'leri var. Ziyarete açık olup olmadıklarını bilmiyorum. Ben baş örtümü de yanıma almıştım ama gidilecek bir ortam olamadı biz gittiğimizde. Araştırın siz bu tür eski camiileri görmek için fırsat yaratın. (Cuma günü hariç)



Eğer Khan El-Khalili'ye uğrayamazsanız aynı havayı vermeyecek olsa da Heliopolis'te Holiday Inn ile iç içe bulunan City Stars alışveriş merkezinin içerisinde aynı dükkanların (sanırım daha yüksek fiyatlıları) var. Yemek çıkışında gördüğüm için kapalılardı, net bir şey söyleyemiyorum.

Nil Nehri

Geçtiği noktalara hayat getiren, güneyden kuzeye akan meşhur Nil Nehri... Nil Nehri'nin çevresi restoran ve otellerle dolu. Burada mistik, tarihi bir his beklemeyin. Su görmenin verdiği keyif var.






Eğer merkezde geziyorsanız, günü sonlandırmak için harika bir nokta Nil. İçecek bir şeyler alıp çok cüzi bir paraya 15 dakikalık ya da yarım saatlik tekne turu ile yorgunluğunuzu atın sonra da onlarca restoran ve otel arasından birini seçin.

Kahire Müzesi

En az yarım günü ayırmanız gereken Kahire Müzesi inanılmaz derecede zengin bir müze. Tarihe öylesine şahit olmak çok güzeldi. Seyahatin en keyif aldığım saatleriydi diyebilirim. 120 bin eser'den bahsediyor kaynaklar. İnanabiliyor musunuz? 120 bin. Yetmedi bence yarım gün bile. Girdiğim ve avluyu gördüğüm anda "Mustafa şimdi burada olmalıydı" dedim. Tarihe ilgisi olan herkesin görmesi gereken bir müze. Dönemlerin heykellere, heykellerin malzemelerine kadar yansıyor olmasını mantık olarak bilsek de gözle görmek, şahit olmak tarihe çok başka bir deneyimdi.










 Müze girişi 75 EGP. Bir kaç ay önce fotoğraf çekmek tamamen yasakken şimdi ancak fotoğraf çekme bileti alırsanız fotoğraf çekebiliyorsunuz. Bunun için ekstra 50 EGP daha vermeniz gerekiyor. Anlayamadığım şey fotoğrafı yasak eden neydi? Ve bu yasak nasıl 16 lira gibi bir paraya ortadan kalkıyor. Zaten biletle dahi fotoğraf çekseniz bile flaş kapalı olmak zorunda. Neyse ekstra biletimi de alıp gönül rahatlığı ile fotoğraf çekiyorum.




Müzede çok eser var fakat bilgilendirme konusunda o kadar zayıf ki, çoğu şeyi akşam internetten baktığımda öğrenebildim. Bu konuda ciddi bir çalışma yapmaları lazım. Bir çok turist yanına rehber alıp geziyordu, Sesli Rehber aradık biz de ama öyle bir sistem de yoktu. Yanınızda bir rehberle gezmek isteyebilirsiniz aklınızda bulunsun.


En etkilendiğim eser şüphesiz Tutankamun'un maskesiydi. En garip hissettiren şeyler ise mumyalardı. İkisinin de fotoğrafının çekilmesi yasaktı böyle durumlarda kurallar yıkılmak içindir diye düşünenlerden değilim. Her türlü kurala uyarım uymayana kızarım :)


Ne Yenir? Nerede Yenir?

Bunu defalarca sesli anlattım ama yazıya da dökmek istiyorum. Mısır'da çatlarcasına balık ve deniz ürünü yenir. Çok yaygın, taze ve ucuz. Nil çevresindeki balık restoranlarında, otellerde hatta dünya mutfağı ağırlıklı restoranlarında dahi hemen hemen her çeşide rastlayabiliyorsunuz.

İlk gittiğim günden itibaren herkes tarafından övülen balık çorbası içerisindeki çeşit çeşit deniz ürünü ile başlı başına bir öğün. Kocaman porsiyonu ve çorbadan çok içerisinde balık ve deniz ürünü olması ile favorim. Nerede deneseniz memnun kalacağınızı düşünüyorum; ben Concorde El Salam Hotel ve SeaGull'da denedim. Concorde'daki daha baharatlıydı, SeaGull'daki daha kremalı. İki versiyonunu da çok sevdim. Kaşığınız hiç bir seferinde boş çıkmıyor kaseden.




Nil çevresinde bir sürü balık restoranı var, biz civarda tek alkol servisi olan SeaGull restoranı tercih ettik. Nil ortasında bulunan Zamarek adası manzaralı ve Nil üzerinde olan restoranda servis o kalabalığa rağmen çok hızlıydı. Jumbo karidesler, sarımsaklı ve körili özel bir sosla kızartılmış barbunlar (hayatımda yediğim en iyi barbundu) ve büyük balık lezzetsiz olur tezini yalanlayan büyük balığımız...  Her şey aşırı lezzetliydi. Hesap da bir balık restoranı için oldukça uygundu.






Eğer bir alışveriş merkezi arıyorsanız, tercihiniz  yukarıda da bahsettiğim City Stars olsun. Restoran sayısı oldukça fazla. Ayrıca Tripadvisor'da Kahire restoranları arasında 1 numarada olan Indira Indian burada. 

Lübnan mutfağı diğer yaygın mutfaklardan, Heliopolis'te tavsiye edeceğim yer Ayadina. Humus, tabule, batata harra (baharatlı patates) ve sarımsaklı tavuk şiş favorim. Hala aklıma gelince ağzım sulanıyor :)







İçecek olarak da Bici Bici ile büyümüş bir Adanalı olarak Jallab'dı. Hurma suyu, üzüm suyu ve gül suyu karışımı üzerine de çeşitli fıstıklarla servis edilen ferahlatıcı bir içecek. Benim gibi severek içen de oldu, bir yudum alıp bırakan da. Sanırım net ayırıcı şey gül suyu sevip sevmemek :)



Khan El-Khalili'de kebap denenebilir. Ben buna kebaptan ziyade köfte-pide demek istiyorum çünkü benim için kebap başka bir kulvar. Meze olarak babagannuş ve humus yine bildiğimiz tatlardan, pide ekmek ile birlikte çok güzel gidiyor. Hz. Hüseyin Camii yakınındaki köfteciler oldukça salaş, hijyen takıntınız olmasa bile sizi zorlayabilir bu salaşlık ama savaşınızı yenip yerseniz oldukça lezzetli olduğunu göreceksiniz.


Ve gelelim Falafel'e :) Çok severim! Gelin görün ki 1-2 kez yiyebildim. En meşhur yerde de yiyemedim. İçimde kalan tek husustur bu geziyle ilgili. Efendim Felfela'yı kimlerden duymadım, Tripadvisor gözüme sokup durdu kendisini ama maalesef denk gelemedim. Sokaktaki salaş yerlerde de deneyemedim açıkçası.


Siz Kahire Müzesi'ne gittiğiniz gün Felfela'yı listenize alın ve falafeli, humusu, pitayı orada yiyin.

Tatlı olarak baklava türevleri çok, künefe var ama bildiğimiz şekilde değil daha çok laz böreği tadında. Bana tatlılar aşırı şekerli geldi. Normalde de şerbetli tatlılarla aram pek yoktur, ama bunlar bir lokma alıp 3 lt su içitecek cinsten. Ama denemeden gelmemek lazım.






Her damak zevkine uygun restoranlar var ama daha seçici insanlar için fast food zincirlerinin de şehirde yaygın olduğunu belirteyim. Tercih sizin :)

Vize

En ruhsuz maddeleri sona bıraktım :) Evet Mısır'a gitmek için vize almanız gerekli. İş seyahati olduğu için belki hızlandırılmış bir prosedür uygulandı benim için. Normalde 2-3 haftadan uzun süreceğini sanmıyorum. Vize için gerekli belgeler konsolosluk sitesinde var, başvurular sadece Ankara ve İstanbul'dan oluyor.

Uçak

İstanbula Atatürk Havalimanından uçuşlar için skyscanner en güzel aratma yöntemi. Karşınıza  Türk Hava Yolları, Egypt Air, Royal Jordanian ve Qatar Airways seçenekleri çıkıyor. Türk Hava Yolları ile Egypt Air'in ortak uçuşları genelde tercih ediliyor Türkiye'den. Ve evet her zamanki gibi direk Ankara uçuşu yok! Başkentten başkente uçuş yok, ne garip değil mi? Uçuş rotanız Esenboğa'dan Atatürk Havalimanına ordan da Cairo International Airport oluyor.

Unutmadan ekleyeyim, gezerken pasaportunuz yanınızda olsun hep, ben bir kaç kez merkezi yerlerde (Tahrir Meydanında) polisin yaptığı pasaport kontrolüne denk geldim. Onun dışında dikkatli davranmanızı gerektiren şeyler aynı, nereye giderseniz gidin hırsızlığa dikkat edin. Burada abartıldığı gibi bir durum yok, Avrupa'da da aynı risk var.

Kalacak yer ayarlamadığım için bu konuda net bir araştırmam yok ama Nil çevresindeki lüks oteller dahi bir kaç günlük tatil için Türkiye tatillerinde verdiğimiz paralardan çok da fazla değil. Bir çok otelde ve restoranda ücretsiz wifi oluyor. Benim kaldığım yerde ve çalışma alanımda wifi olduğu için ek bir paket edinmedim, data paketleri mevcut yerel operatörlerde. Whatsapp üzerinden arama yapabildiğinizi de düşünürseniz, data paketi almak her türlü yeterli olacaktır. Fakat altyapı genel olarak yavaş, bunu da unutmadan belirteyim.

Umarım gitmek isteyenlere biraz olsun fikir vermişimdir. Gidip gördükten sonra etkisini üzerinizde bırakacak bir ülke Mısır. Tüm kaosouna, sürekli toz alma hissi veren kumuna (şaka), kuralsız hayatına rağmen...

Turist olarak görüşmek üzere gizemli Mısır ! 

Yorumlar

  1. Muhteşem! Öyle heyecanla okudum ki! <3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Heyecanları beraber yaşamalıyız artık ♥

      Sil
  2. 8 sene önce gitmiştim çok güzel ama pis bir ülke yemekleri çok kötüydü ama tarih muhteşem tabi yine olsa yine giderdim..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Temiz değildi evet ama ben yemeklere bayıldım. Ya da misafir olunca hep güzel yerlere götürüldüm :) Bir daha gitmek isterim ben de aynen.

      Sil
  3. Ah imrendim doğrusu ;))
    Tadını çıkar!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok keyifliydi Patrizia'cım, umarım fırsat olur gidebilirsiniz:) Teşekkür ederim!

      Sil
  4. Çok keyifle okudum bu yazıyı ve içimde "Mısır'ı görmek lazım" sesi epey yükseldi. Verdiğin detaylar, anlattığın hikayeler çok güzel, eline sağlık harika bir yazı olmuş :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok sevindim beğenmene Meriç ♥ Afrika merakım daha çok kabardı benim de gezdikçe. Umarım daha çok fırsat olur keşfetmeye.

      Sil
  5. Mervee kaç gündür okuycam bu yazıyı, sonunda haftaya başlarken fırsat oldu! Yıllardır çok gitmek isterdim Mısır'a, o zamanlar muhtemelen daha da rahattı turisti olmak, ama hala kısmet olmadı. Tavsiyelerin nefis oldu ve 'bunu rehber yapar, giderim ben' dedim.
    Ev taşımayla ilgili de sona geldiniz sanıyorum, kolaylıkla bitsin, yeni evinizde çook mutlu olun ^^
    Güzel haftalar canım!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Özge'cim ne mutlu bana ya, kesinlikle turist olmalı orada. Yeni dünyalar keşfetmeli. Umarım kolaylıkla atlatırız son bir kaç haftayı :) Kocaman sarılıyorum canım!

      Sil
  6. Çok, çok sevdim yazını, iyi ki böyle upuzun ve ayrıntılı yazmışsın Merve. O deniz ürünlerinin güzelliği nedir, piramitlerden çok, onlara vuruldum hehehe :) Mısır hep çok zor gerçekleşecek bir hayal gibi gelirdi bana, ilk kez kafamda daha normal, doğal ve sevilesi bir yer olacak canlandı. Sfenks ise en çok etkilendiğim tarihi güzelliklerden biri, onu uzun uzun izlemeyi ve ilk hallerini, yapılışını hayal etmeyi çok isterim bir gün. Bu güzel rehberini kaydettim, ellerine ve ayaklarına sağlık güzel Merve'cim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle beklemediğim bir anda çıkıverdi ki Mısır gezisi, ben de inanamadım. Rüyalarımız da bizi kovalıyor demek ki Eylül. Birden gerçekleşiveriyor :) Umarım Mısır hayalin de birden seni yakalar. Beğenmene daha çok mutlu oldum inan. Yazarken birilerine ulaşmak hayalim de gerçekleşiyor ya bu geceyi pek pozitif kapattım. Öperim güzel arkadaşım <3

      Sil
  7. Cok guzel bir yazi olmus, yaziyi okurken Misir'a gitme istegi uyandi icimde :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim Emre :) Umarım eklersin rotana ve daha çok keşif yaparsın. Biraz kısıtlı oldu benimki :)

      Sil

Yorum Gönder

Piece Of Instagram

Piece Of Cake Facebook