"Books Are Uniquely Portable Magic" Stephen King

Sene 2001 ve ben teyzemin bana aldığı  "Harry Potter ve Felsefe Taşı" kitabı ile fantastik dünyaya adım atmış oldum. Hayalperest biri olarak kapılıp gitmem hiç de zor olmadı. Gerçek olmadığını bildiğin ama seni okudukça ve hayal etmeye çalıştıkça içine çeken bir dünya. Bir sonraki kitaplar, sonra filmleri derken; bilinçaltımda eğer büyü yapılabilen bir yer varsa böyle bir yer olmalı diye şartlandırdım kendimi.





İşte tam da bu yüzden Lev Grossman'ın Büyücüler kitabı, benim için sürükleyici bir kitap olamadı. Bence Harry Potter'ı okuyup, izleyen ve benimseyen bir kişinin bu kitaptan çok keyif alabilmesi biraz zor. Zaman zaman benim de yaptığım gibi okurken objektif olmaya çalışırsanız, kafa dağıtmanıza bile yardımcı olabilir. Yeni bir dünyayı tanımak, kuralları, karakterleri, özellikleri anlamak için kafa yoruyorsunuz; ve hatta olayları merak ediyorsunuz.



Quentin, Brooklyn'de ailesi ile yaşayan bunalımlı inek (zeki de diyebiliriz) bir öğrenci. Fazla asosyal. Çocuk denebileceği bir yaşta okuduğu büyü konulu kitapların etkisinden bir türlü çıkamıyor. Ufak sihirbaz numaraları ile kendini avutuyor. Bir gün girmek istediği bir üniversitenin mülakatı için yola çıkmışken, kendisini bambaşka bir okulun garip sınavına ve mülatına girerken buluyor. Anlam veremediği sınavın bir büyü okuluna ait olduğunu anlaması ile ilk büyük şokunu yaşıyor. Böyle bir şeyin olasılığı dahi onu heycanlandırıyorken, gerçek olması Quentin'i çok etkiliyor. Büyü yapabilmek için çok zeki ve yetenekli olmanın gerekli olduğu bu dünyada Quentin kendini gösteriyor, arkadaşlar ediniyor, yeteneklerini keşfediyor. Özet olarak kitapta, öğrencilerin okul hayatı ve mezun olduktan sonra "normal" dünyaya nasıl adapte oldukları ve sonrasında da başlarına gelen karanlık beklenmeyen olaylar konu ediliyor.

Dediğim gibi okurken objektif olamadım çoğu zaman, ve sanki olması gereken büyü dünyası böyle değilmiş gibi geldi. Bu hissiyatı vermesinin sebebi bütün hikayeyi tek kitaba sığdırmaya çalışmış olması yazarın belki de. 3 kitaba bölünecek kadar konu var kitapta. Hepsini bağlamak 416 sayfada biraz üstünkörü kalmış. Anlatımı sıkmıyor, fantastik olarak hafif kaldığı için bu tür kitapları ağır bulanların bile anlayabileceği açıklıkta yazılmış. Ama bu yine de okumayı keyifli hale getirmeye yetmiyor.

Kitabı almadan önce arka kapakta Game of Thrones'un yazarı George R. R. Martin'in kesinlikle Harry Potter'la karşılaştırılmaması gerektiğini savunan sözleri ve yazarın karanlık olayları işleyerek yetişkinleri hedef aldığını belirttiğini gördükten sonra almaya karar vermiştim. Ama ben aynı şeyi söyleyemeyeceğim; bence kitap alternatif bir dünyada Harry Potter ile Narnia'nın karışımı bir hikayenin içine biraz da cinsellik eklenirse nasıl olur sorusunun cevabı olmuş.Ve herhangi bir kurgunun içerisine biraz cinsellik serpiştirince bu onu yetişkinlere hitap eden bir kitap yapmaz.

Değişik fantastik bir kitap okumak için kitabı hemen edinebilirsiniz. Sizde etkisi çok da farklı olabilir. Benim hayalgücüm ve beklentilerimle uyuşmadığı için eleştirdiğim bir kitap size yeni ufuklar açabilir.

Önyargılı olmayın :)

Merve

Not: Bu kadar eleştiriden sonra gidin alın, okuyun demem garip gelmesin. Kendi fikrim olması için her zaman bu eleştirileri gözardı edip gidip alırdım kitapları. Siz de öyle yapın.

Yorumlar

Piece Of Instagram

Piece Of Cake Facebook