Bir Karadeniz Hikayesi : Borçka Karagöl - Maçahel Vadisi - Camili Köyü

Sabah Artvin'e doğru giderken bir yeri ilk defa görecek olmanın heycanını unuttuğumu fark ettim. Ki Ayder ve Uzungöl'e de ilk defa gitmiştim. Ama nedense bu sabah daha değişik duygularla uyandım. Yabancı bir blog'ta gördüğüm Macahel Köyü Karadeniz'e gitmeden önce de defterime not aldığım tek yerdi. İnsan planladığı şeylere ulaşması daha farklı bir keyif sanırım.

Sabah teyze eli değmiş börekleri yerken Artvin'de dağların tepesinden denizi görerek gitmek çok keyifliydi. Arabayı kenara çek izle ! Şimdi Ankara'da böyle bir lüksten o kadar uzağız ki... Bazı fotoğraflara özlemle baktığım doğrudur.

Borçka Karagöl Tabiat Parkı'na standart yayla yollarından gider gibi gidebileceğinizi belirteyim önce. Yani çok çok kötü değil ama tabi kaymak gibi de değil. Karadeniz'de gezerken bunu göze almalısınız ama sıkıntı çekmeden keyif de sürülemiyor, bu bir gerçek. Her karşılaştığınız manzara buna değiyor.











Dilerseniz ziyaretçilere ayrılmış masalarda piknik yapabilirsiniz veya gölün hemen karşısındaki işletmeden sizinle ilgilenmesini isteyebilirsiniz. Biz yarı piknik yarı işletmenin katkıları ile manzaraya karşı karnımızı doyurduk. (Ramazan ayında gezdiğimiz için tedbirli gittik her gittiğimiz yere o yüzden size çok sıkı mekan tavsiyeleri veremiyorum)








Karagölden tekrar Borçka Camiili yol ayrımına çıkıp, Maçahel'e doğru devam ediyoruz. Maçahel Artvin ve Gürcistan Acara Özerk bölgesine yayılmış ve UNESCO'nu tarafından biyosfer rezerv alanı olarak seçilmiş bir bölge. Canlı türleri (özellikle yabani hayvan varlığı) ve bitki çeşitliliği (meyve ağaçları fazlalığı) ve Maçahel vadisi boyunca akan suyun temizliği gibi ana özellikler sebebi ile bu koruma sertifikasını almış.

Yol bitmiyor ama şikayetçi de değiliz pek, cama yapışarak vadiyi izliyoruz. Bir süre sonra hangi dağ bize ait hangi dağ Gürcistan'a ait anlayamıyorsunuz. Karışıyor yollar, ağaçlar. En özgür kuşlar tabi. Bir ordalar bir burda. Onlara sınır yok.

Ne kadar yüksekte olduğumuzu kalıp kalıp buzları görünce daha iyi kavrıyoruz. Sonra başlıyoruz aşağı vadiye doğru inmeye. Maçahel vadisi ve bölgesi (evet bu sıfatı ne kadar çok kullandığımı farkındayım) i na nıl maz ! Bambaşka bir doğa. İyi ki zor gidiliyor iyi ki kendini saklamış bu köşeye. Neden koruma altına alındığını da anlıyoruz.





Maçahel bölgesinin Türkiye sınırlarında 6 adet köy var (Camiili, Efeler, Kayalar, Maralköy ve Düzenli). Camiili Köyü idi bizim ilgimizi çeken ve Pinterest'te dahi karşıma çıkan Camili Camii !

Gürcüce adı Hertvis (Vadinin Birleştiği yer) olan ve sanıyorum ki sınır antlaşmalarından sonra Camiili adını alan köy Osmanlı zamanında Maçahel bölgesinin sancağı imiş. Nüfusun çoğunluğunu Gürcüler oluşturuyor. Köyü tanıyabilmek ve meşhur Kafkas arılarının bu kadar çeşitli çiçekten yaptığı baldan alabilmek (tadabilmek) adına bakkal ve çevresindeki ile sohbet etmeye başlıyoruz. Anlattığına göre büyük büyük dedelerine sınır çizileceği zaman gelip sorulmuş "Bu tarafta mı kalacaksınız? Yoksa Sovyet tarafında mı?". "Çok şükür bu tarafı seçmişiz de Müslüman olmuşuz" diye özellikle belirtti. Dedelerinin kardeşleri ise Sovyet tarafını seçmiş. Elbette bu seçimde evlerinin ve topraklarının bulunduğu konumun etkisinin büyük olduğunu düşünüyorum. Ve sınır çiziliyor, bu sınırın dinde keskin bir çizgi oluşturması ise inanılmaz. Senin evin az yukarıda diye Müslüman'sın kardeşin iki ev aşağında diye Hristiyan. Muhtemelen o evlerin hepsinde aynı yemekler pişiyor, aynı ağıtlar yakılıyor ve aynı adetler süregeliyor. Elle çizilse bile şimdiye yok olacak o çizgi o sınır dinleri ayırıyor...





Camili Camii; bu bölge 1800lü yılların başında Osmanlı topraklarına dahilken yapıldığı söylenen; dışarıdan baraka gibi görünen fakat içine girince sizi utandıracak güzellikte tahtadan bir camii. Bir çığ felaketinin sonrasında kullanılmaz hale gelen camii daha sonra Camiili halkının yardımları ile şimdiki haline getirilmiş. Okuduğum bir kaç kaynağa göre halk evinden veya ahırlarından tahta parçaları çıkarıp camiinin yapımına katkıda bulunmuş. 




Detaylar müthiş, ahşapın şu ana kadar gördüğüm en anlamlı formu. Her köşesinde ayrı emek var.











Özel yetiştirilen Kafkas arılarının yaptığı lezzetli balın satışını yapan yer maalesef kapalı, üzülerek kapısından dönüyoruz. "Kısmet artık bir dahakine" diyorum, bir dahaki? Kim bilir neden olmasın?

Bakkalda sohbet etme fırsatımız olan köylüler "Maral Şelalemize gitmezseniz olmaz" diyorlar. "Bir daha gelmeye bahanemiz kalsın" istiyoruz belki de, gidemiyoruz vakit kısıtlı bizler için. Tatilde bile vakit kovalıyoruz.  Ne saçma!

Köyde TEMA vakfına ait bir konukevi mevcut. Restoran olarak da hizmet veriyorlar ve ağırlıklı Gürcü yemekleri var.

Dönüş yolunda Artvin'de bir gece kalmamakla hata ettiğimizi anlıyoruz. Oldukça yorgun ve aç bir halde Zezemere'de duruyoruz. Zezemere ormanın içerisinde derme çatma klübeleri, bir restoranı olan bir aile işletmesi. Biraz bölgede tek olmasının sebebi ile pahalı ama güzel bir seçenek olarak aklınızda bulunsun.





Huzur bulduk bir kaç gün, koşuşturmadan kaçtık sandık ama ruhumuza işlemiş yine planlı saatli hareket ettik. Aksi bizlere mümkün değil sanırım. Her şeyi geride bırakıp gitmedikçe... Buna cesaretimizi toplayana kadar fırsat buldukça nefes alalım bu cennetten köşelerde.

Umarım görmek istediğimiz her yeri görecek kadar enerjimiz, paramız ve sağlığımız olur diye şu aralar en çok ihtiyacım olan duayı sizler için de etmek istedim ♥ 

Mutlu ve umutlu kalın !



   Fotoğraflar : Ayman Şanlıtürk 


  **Tüm Karadeniz yazıları için Karadeniz 


Yorumlar

  1. Nası güzel muhteşem bi yer! Fotoğraflar harika! Fotoğraflara bakarken bile insan yeşilin içinde hissediyor. Muhteşem bir gezi yazısı, ellerine sağlık Mervüm <3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gülçin'im bir taneciğim hep mutlu et beni tamam mı ♥ İyi ki ♥

      Sil
  2. Yasa o fotoğraflarda ki o harika yerlerin hepsinde olmak istedim , hatta keşke hep beraber olabilseydik dedim . Camili cami ne kadar özel bir yer öyle . Ben o kadar emeği görünce düşünüyorum hep bunu yapan neler hissetti ruh hali nasıldı diye , kimler yaptı , nasıl insanlar diye ,,, hep bana insan üstü geliyorlar :) ay neyse iste Mervem yine çok güzel bir gezi Yazısı olmuş :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Serram bir gün hep beraber gezmek ne güzel bir dilek oldu. İnşallah diyorum yürekten. Camii o kadar mütevazi bir güzellikte ki hayran kalmamak mümkün değil ve evet insanların öyle dağın başında kışın kapanan yollardan ulaşabildikleri köylerindeki o fedakar halleri, inanılmaz gerçekten. Teşekkür ediyorum canım benim! Desteğin, sözlerin hep beni mutlu ediyor ♥

      Sil
  3. Merve ne kadar güzel yerler...İnsan bakarken heyecanlanıyor...Memleket bizim ama gidip gezemiyoruz işte...Artvin nere Muğla nere :) Sen gezmişsin görmüşsün ne mutlu sana...Ayrıca tebrik ediyorum seni...Millet denize koşarken(bende dahil:)) sen böyle güzelliklere koşuyorsun ya..Heyecanla izliyorum seni.....Ama yazdım ajandama kuzulr büyüsün karadeniz turu var aklımızda... Mutlaka gidilecek...Sevgiler canımcım...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sizin oralar da harika ama ya. Ankara'da biz iki tarafa da özeniyoruz. Evet iki senedir inatla deniz kenarı yerine alternatif tatil rotaları belirliyoruz. İyi ediyoruz gibi ama düşlediğimiz haftasonu deniz kaçamaklarını yapamadık, ben denize hasret kaldım :/ Gizli, sakin koylar keşfedip gitmek lazım aslında. İnşallah kuzular büyüyünce size de nasip olur. İnanın bambaşka bir atmosfer oralar.

      Sil
  4. Mervecim bu post benim için çok iyi oldu. Borçka-Maçahel-Karagöl-Şavşat benim de uzun süredir planımda olan ama henüz göremediğim yerler. "İnsanın planladığı şeylere ulaşması daha farklı bir keyif sanırım" demişsin, kesinlikle doğru. Bu yaz fırsat yakalayamadım, bu keyif benim için seneye yaza kaldı gibi görünüyor. Demek ki bu post zamanı geldiğinde tekrar açılıp okunacak, anlaşıldı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok sevindim inan. Paylaşmanın en güzel tarafı sanırım birilerine fikir&ilham verebilmek. Mayıs ayında çay toplama mevsimi olduğu için keyifli olabilir Monicacım, ona göre ayarlayabilirsin. Planlayınca ve düşündüğünden de büyülü olunca geziler daha anlamlı oluyor. Umarım daha nice yerleri planlayıp görebiliriz !

      Sil
  5. off memleket havası almış kadar oldum , çok iyi oldu bu post :) trabzonluyum ama artvini pek bilmiyorum, aydere de hala gidemedim :( :) eline sağlık..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) ne mutlu bana! Umarım en kısa zamanda gidersiniz rüya gibi her köşesi.

      Sil

Yorum Gönder

Piece Of Instagram

Piece Of Cake Facebook