Hayatın Başka Planları Vardır

Şaşırdık mı? Hayır. Yorulduk mu? Evet. Her gün nereye gidiyor bu ülke diye düşünmekten başıma ağrılar girdi. Dişimi sıkmaktan dişimi kırdım. Dişim kırıldı hakikaten ama sıkıntı başkaymış, merhabaaaa kanal tedavisiiiii  :(  (Neyse ne yapıyorduk çaresi olan şeyler isyan etmiyorduk) Şu aralar şahit olduklarım (ülke, iş, zırt, pırt) geçen sene bu zamanlar olmuş olsa sanırım üzüntüden hasta olmuş olurdum, boğazıma inmiş olurdu. Büyüdüm mü dersin buna, hayat mı dersin bilmiyorum, ama bana olan bu şeyi ben kontrol edemiyorum. Etmek de istemiyorum. Bir isim vermeye de zorlamıyorum kendimi. Olan oluyor işte, engellemek için her şeyimi verebileceğim bir şeyi bile engelleyemediğimi gördüm. Engellemek ne komik bir kelimeymiş...

Bu değişim sürecimde bir kitap hediye edildi bana belki de "tesadüfen" samimi olabileceğiniz en tatlı insandan. Güzel enerjisi zaten yetiyordu bir de bu güzel jesti ile beni daha da mutlu etmişti.





Önceden bana her şeyi bu kadar güzel boşvermemi öğütleyen olmamıştı. Duymak istediklerim bunlardı belki de bilemiyorum. Kitaptan genel olarak anlayacağınız şey "Değiştirebiliyorsanız değiştirin, değiştiremiyorsanız kabullenin"

Buraya kadar güzel geliyor kitap ama sanırım ben bu kadar "boşver"meye (biip) hazır değilim. Ölümü boşveremem artık mesela. Ölümü "boşver"mekle ilgili kısımda kitabı fırlatıp atasım geldi hatta. Çok kolay olmuş yazması sanki, yaşamış mı bir şeyler bilinmez... Neyse yazarın bu kısımdaki "boşver"mesini boşverip okumaya devam ettim.


Paşa çayı rulezzzz

Dünya meselelerini de o kadar kolay boşveremiyorum. Nasıl olsa olacak diye savaşa boşver diyemem. Nasıl olsa birileri çalacak, birileri devleti sömürecek bu hep böyleydi diye köşeme çekilemem. Ne bileyim ufacık çocukken bile kafama kafama sokulan "hak, hukuk, helal, haram" kavramları ile büyüdüm. Şimdi 28ine (kaldı 18 gün) gelince bu kavramları "boşver"emiyorsun...

Bana ters gelen kısımları kesip atarsam çoğu kısmı için burç yorumlarını okurken verdiğin "ayyy aynı beaan" tepkisini verdim.

- Yani, kendimizden kurtulamayız. "Yanımıza almamız gerekenler: Pasaportlar, bilet,  iskelet, iç organlar, kas sistemi ve arada olan her şeyi," diye bir liste yapamayız. Fakat sebebinin çevremizdekiler olduğunu düşündüğümüz sorunları alırız yanımıza.

- Hayat hem acıyı hem de mutluluğu için de barındırır. Komik bir şey de gelebilir başınıza. Bunu kabul ettiğinizde, acıya ve mutluluğa isim vermekten de vazgeçersiniz.

- Birileri sizinle açıkça "kişisel" olduğunda, kendi olumsuz duygularını açığa vurur. Siz  onların karanlık tarafının aynası olabilirsiniz: Kabul etmedikleri bir parçalarının. Belirli sebeplerden dolayı sizi kıskanıyor olabilirler. Belki o gün kafaları bir şeye bozulmuş, onun hırsını da sizden çıkarıyor olabilirler. Fakat neredeyse her zaman bazıları sizinle kişisel olur, bu kişisel sizden daha çok onlarla ilgilidir.

- Gerçekten isteseniz de çoğu zaman birçok insanı mutlu edemeyeceğiniz bir gerçektir, çünkü insanlar mutlu olmayı beceremezler.

- Hayatın acı ve mutluluk olduğu fikrini kuvvetlendirmek için diyebiliriz ki doğumumuz da acı ve mutluluk doludur.

- Kendini olduğun gibi kabul etmenin etkileyici yan etkisi vardır. Başka insanları da olduğu gibi kabul etmeye başlarsınız mesela. Belki hemen gerçekleşmez ama zaman ilerledikçe etkisini gösterecektir. Çok basit bir nedenden ötürü gerçekleşir: Ne zaman başkalarını yargılarsa, bu yargılama kendini tamamen kabul etmeyişinden gelir.

- İşte bu yüzden, çocuklarınızdan korkmayın. onların her hücresini olduğu gibi kabul edin ve onların özgürce davranmalarına izin verin

Çocukları, hayatı kontrol edebileceğiniz kadar edebilirsiniz. Yani, çok zor.

Ebeveynliğe S*ktir Et demek çocukların nasıl olduğundan vazgeçmektir, tıpkı hayata S*ktr Et demenin hayatın nasıl olduğundan vazgeçmek gibi.

- Birçoğumuz çalıştığı işi ya da şirketi sevmiyor. Çalışmak, hayatımızın büyük bir bölümünü kapsıyor, ama birçoğumuz sabah dokuzdan akşam yediye kadarki çalışma hayatından memnun değil. İş hayatında her zaman bir sorun var. Bunun birincil sebebi beklentinin yüksek olmasıdır. İş yerleri gerçekçi olmayan beklentilerle ve aptal saptal klişelerle doludur. Kendiniz ve yaptığınız iş hakkında beklentileri bir düşünün: ailenizden, arkadaşlarınızdan, toplumdan, patronunuzdan, elemanlarınızdan, ortaklarınızdan, devletten vs. gelen beklentileri.

- Çocukların yaptıkları şey budur. Varlığın mucizesi içinde yaşarlar.

Her şey yeni ve büyüleyicidir.

******

Eveeet ayracım :)  En kısa zamanda daha detaylı bir yazı yazacağım yapımı ile ilgili!



Önceliklerinizi ve sizin için asıl önemli olanı keşfedin ve onun dışında her şeyi "boşver"in.

Mutlu pazarlar olsun şimdiden güzel takipçi ♥

Not: Bugün keşke hiç haberleri izlemeseydim. Keşke hiç okumasaydım 3.5 yaşındaki çocuğun ölümü ile ilgili tweetleri. Çok kirli insanlar... Boşverilmeyecek kadar kirliler. Üzgünüm çok.


Yorumlar

Piece Of Instagram

Piece Of Cake Facebook