Şirince - Nesin Matematik Köyü

Geçen sene İdil 7 aylıkken çıktığımız Kuzey Ege turumuza Efes'i de eklemek, İzmir'e gitmişken görmeden dönmeyelim istemiştik. Sonra baktık ki çocukla/bebekle seyahat, haritada bakıp "aa oraya da gideriz" pratikliğinde olmuyor, başka bir zamana ertelemiştik. Genelde sonra gideriz denilen yerlere ya hiç gidilmez ya da yıllar sonra artık heves kalmayınca gidilir. (Bkz: Nemrut Dağı - Benim suçum, ben sonra dedim ve 6 senedir hala gidemedik...)

2-3 ay önce 29 ekim pazartesine gelmesini fırsat bilen her beyaz yakalı gibi, "bir yerlere gitsek ya" "Efes'e mi gitsek" diye açtık haritayı. Çünkü biz anladık ki böyle gezmeli tatillerden hoşlanıyoruz ve bu İdil'den sonra da değişmedi. (Yaz tatilinde herşey dahil konsept rezaletimizden sonra buna kesin karar verdik- ve sanırım otel seçimlerimde bir sıkıntı var benim) 

Efes-Şirince ikilisi bize harika bir uzun haftasonu rotası oluşturdu. Ankara-İzmir yolu zaten yeterince yorucu, daha fazla yer gezemezmişiz zaten. Çok kararında oldu.

Odalara ucundan yerleşip, tazelendikten sonra Şirince'nin yolunu tuttuk.



Evleri şirin, şarabı güzel Şirince.

Cumartesi rahatsız etmeyen bir kalabalık eşliğinde dar sokaklarını turladık, arada karadut üstüne  mürdüm şarabını yudumladık.





Aziz John Kilisesini gezdik, dilek havuzunda dilek dileyen insanları izledik. Burada "mürver şurubu" içmeyi unuttuk biz ama siz giderseniz unutmayın!







Bol bol fotoğraf çektik, Artemis'te karnımızı doyurduk, mis gibi bir karadut suyu içtik.

Kıvırcık amca ile sohbet ettik.



Üzüm'de közde damla sakızlı kahve içtik yanına lezzetli kurabiyelerden tattık. Ne keyif ne keyif.



Şirince bu haliyle bile bize yetmişti ki buraya kadar gelmişken Nesin Matematik Köyünü görmeden dönmeyelim dedik. Pazar günü sabah Efes ve Meryem anayı (bir sonraki yazıda anlatacağım inşallah) gördükten sonra tekrar Şirince'nin yolunu tuttuk.

Laf aramızda Şirince pazar günü tam bir kaos, her yer bebek arabası, otoparklara ulaşmaya çalışan arabalar, herkes orada ama değil de, huzur bulacağınız yere telaşa giriyorsunuz. Hangi dönemde daha keyifli olur diye sorarsanız, her mevsimin haftaiçi herhangi bir günü derim :) Sakin sakin gezerseniz, hafif de çakırkeyf oh o zaman çok keyifli!

Tek arabalık toprak yoldan 10 dakikalık mesafe ile Matematik köyüne ulaştık.



O an başka bir dünyadayız.






Doğaya hiç zarar vermeden yumuşak yumuşak konulmuş yukarıdan o binalar sanki. Nasıl dibinden bitkiler fışkırır ki yoksa?

Keşke burada kalsaydık, imece usulü yemekler yapsaydık, kitap okusaydık, derslere katılsaydık dedirtti bize.






Vizyonu, misyonu insanı kendine hayran bırakıyor. Yaşarım ben burada, oh İdil'i de büyütürüm mis gibi. Bayıldı zaten. Okuduğuma göre burada kalıp sonrasında şehire dönen herkes bocalıyormuş. Bocalamamak elde değil.



Kuleye çıkmadım bir tek o kaldı içimde. Siz çıkın şöyle tepeden bakın. Sevan Nişanyan'ın dağa oydurduğu sonradan "Kral Mezarı"na bakın.




Bol kepçe lokantasında çay için, sonra gönlünüzden ne koparsa bırakın oraya. Mis gibi fırından yeni çıkmış ekmek kokusunu içinize çekin.




Yine diyorum ah keşke orada konaklasaydık. Keşke daha çok havasını solusaydık.

Ancak hiç bir fotoğrafla da orda olmanın hissiyatını aktaramadığımı düşünüyorum.

İzmir'de, Ege'de hatta ülkemizde görmeniz gereken yerlere kesinlikle Şirince ve Matematik Köyü'nü ekleyin! Eğer ki İdil öğrenci iken köy hala varlığını sürdürüyor olursa ve İdil matematikle ilgileniyor olursa :) gitmesini çok isterim. Hatta ona eşlik ederim :)

Bakalım işlerden, mutfaktan ve İdil'den fırsat bulup ne zaman Efes Antik Şehri'nin yazısını yazarım. Aklımdan Mustafa'yı konuk yazar alıp yazdırmak da var aslında. Tarih bizim evde ondan sorulur.

Harika bir cuma ve haftasonu geçirir umarım herkes! Yepyeni seyahatlere keyifle karar vereceğimiz bir gün olur belki ? Nolur olsun!

Yorumlar

Piece Of Instagram

Piece Of Cake Facebook