Popüler Her Zaman Kötü Değildir

2 senedir Ankara'da yaşamama rağmen hala düzenli bir tiyatro seyircisi olamadım. İstanbul'dayken haftasonu Ankara'ya yaptığım ziyaretlerimde bile daha çok gidiyordum tiyatroya sanırım. Sürekli zamansızlığı bahane ederek vazgeçtiğimiz tiyatro ile tekrar barışmam ve sadık bir seyirci olmam gerektiğini fark ettim. Son zamanlarda yaşadığım üzüntü ve sıkıntıyı 2 saatliğine unutturacak (hmm belki de konusu ile daha çok tetikleyecek) bir etkinliğe de ihtiyacım varken, şansımı daha fazla zorlamadım ve internetten bilet araştırdım. (Henüz gişelerden bilet kovalayacak kıvama gelemedim üzgünüm)

Popüler oyunlar, dolu salonlar, en sonunda haftaiçine bulabildik bilet. (Ah bu da beni soğutan bir husus...) Ankara'nın  ne mutlu ki; çok sadık bir tiyatro izleyicisi var. Bazı popüler oyunlara biz gidemeden, onlar bitti gitti. İnsanların bir oyuna birden fazla gidip bu durumu yarattığını düşünmüyor değilim. Ve bu durum ben ve bir çok arkadaşımın hevesini kaçırıyor. Talepleri karşılamak için daha fazla sahne yapılabilir belki de ama tabi belediyemiz fişkiyelerle meşguller. Her neyse, sanatın her dalında, filmde, kitapta genelde popülerlik beni iter. Herkes sevdiyse abartıldığını düşünür öyle bakarım, izlerim, okurum ya da hiç gitmem, almam. Pis bir huy evet önyargı ama böyleyim, ama çoğunu sırf merakımdan izlediğim veya okuduğum çok eser oldu. Kimi zaman "ben size demiştim" durumu, kimi zaman tükürdüğünü yalama durumu :)

Bilet alırken salondaki doluluğu görüp çok büyük bir beklenti ile gittim "Ramiz İle Jülide" oyununa. Beklentilerimi karşıladı mı? Hayır. Ama sanırım hayal gücümün kurbanı oldum. Çok farklı bir oyun bekledim. Ama konuyu kavramaya başlayınca özellikle 2. perdeden sonra daha çok eğlendiğimi söyleyebilirim.





Oyun 1995 yılında geçiyor. Eski aşık Jülide ve Ramiz'in tekrar yollarının kesişmesini, yaşamın onları ne kadar değiştirdiği aslında yaşamın tüm insanları ve ideolojilerini nasıl değiştirdiği üzerine ara sıra dramlı çoğunlukla komedili bir oyun.  90'lı yılların 900'lü hat furyası da işlenmiş oyunda. O furyaya şahit olmuş bir nesil olarak (evet kabul edin yaşlandık) gülebildik esprilere. (Ama salonda kendisi 95 doğumlu seyirciler de vardı. Artık bilemeyeceğim onlar ne denli eğlendiler.)



Oyunculuklar çok iyiydi. Faruk Günuğur'un canladırdığı Ramiz karakterinin sevimli "höt höt" halleri, Nurcan Sürer'in Jülide'sinin dobralığı, doğallığı enerjiyi yükselten unsurlardı. Enerji demişken; oyunun enerjisi maalesef sürekli yüksek kalamadı, bazen mesaj verme kaygısı komedinin önüne geçti.  Ama sahnede aynı enerjiyi sürekli beklemek de yanlış olur sanırım. Bunu yaşayabileceğiniz çok nadir oyunlar ve anlar oluyor.





Ayrıca es geçmemeliyim, Şirin Ergüven'in Sadiye'si Müge Taşpınarı'ın canlandırdığı avukat Nur da oyunun lokomotiflerindendi. Cihan Korkmaz ile Bade Balkanlı'nın canlandırdığı yan karakterler de bizi güldürmeyi başardı.






Genel hatlarıyla beğendiğimi söyleyebilirim fakat büyük beklenti ile gitmemek gerekiyor. Zira her şey gözünüze çarpıyor izlerken. Sonuç olarak sırf tiyatro ile barışmak adına aldığım biletler, son zamanlarda kafamı dağıtabildiğim ender zamanlardan birine vesile oldu.

Başkalarının o anki ruh halleri ile yazdıkları yazılardan da etkilenip oyunlara gitmemezlik etmeyin. Sizin de bir fikriniz olsun gidin görün eğlenin sıkılın.

Sevgilerle
Merve


Yorumlar

  1. Tiyatro sanatçıları tarafından Ankara seyircisi övüldüğünde pek bir anlam verememiştim ama demek ki aslı varmış, doğruymuş. Belki çoğu kişi katılmayabilir ama ben kötü ya da orta seviyedeki bir tiyatro oyununun kötü film izlemek kadar fena olduğunu düşünmüyorum. Kötü bir filmi izlemek zamana hakaret olabilirken tiyatro oyunu bir kaç açıdan durumu toparlayabilir, en olmadı seyirciye bir deneyim kazandırır.

    Blog'unu yeni keşfettim ve severek takip edeceğim gibi görünüyor. Sevgiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öncelikle hoşgeldin umarım güzel bir keşif olarak kalırım sende :) Ankara'da her yaş grubundan inanılmaz talep var. İnsanlar özellikle oyuncuları takip edip onların oyunlarına gidiyorlar. Ama dediğim gibi bilet bulmak çok zor olabiliyor. Onun dışında emek verilen her şeye saygım sonsuz, tabi acımasızca eleştirdiğimiz de oluyor ama, gidip görmeli dediğin gibi en azından kendimize bir şey katarız.

      Sil

Yorum Gönder

Piece Of Instagram

Piece Of Cake Facebook