Ama gözler gerçeği göremez ki... Yüreğiyle aramalı insan*

Bu haftasonu pek sevdim Ankara'yı. Hep şikayet edilen griliği var ya hani, ona rağmen bastım bağrıma. Ve fark ettim ki sen ekliyorsun aslında rengi o şehire. Önce  kırmızı var, aşk var benim için, mavisi deniz değil bu şehrin, dostları var bakınca denize bakıyormuş gibi huzur veren,  pembe hayalleri var, yeşil  Odtü var, Eymir var, sarı yaprakları var sonbaharın yakıştığı parklarda... Gri değil aslında düşündüğün kadar.

Yine çok sevdim Ulus'ta sokakları gezmeyi, insanların garip bakışlarına rağmen turist gibi binaların fotoğraflarını çekmeyi ve inatla "Ulus'a niye gelmez insanlar" diye söylenmeyi.





Hayran kaldım dünyanın dört bir yanından özenle seçilen satranç takımlarına, özendim bir şeylerin koleksiyonunu yapabilme sabrına ve imkanına.
















En çok da gezdiği ülkelerin fazlalığını düşündüm. "Ne şanslı" dedim müzenin avlusunda çayımı yudumlarken. Bir gün bu ülkelerin en azından yarısından fazlasını gezmiş olmayı dileyerek...




Efsane bir oyunculuk gördüm. Tiyatro ötesi bir deneyim yaşadım. Ankara bu ülkeye ne kadar idealist ne kadar zamanın ötesinde bir oyuncu kazandırmış. Çok çok etkilendim! Sen çok yaşa Erdal Beşikçioğlu!



Dıştan enerjik içten dingin oldum ama en çok da mutlu oldum 
  




* Küçük Prens - Antoine de Saint-Exupery 


Yorumlar

  1. Satranç müzesini Ankara'da yaşamak zorunda biri olarak merak ediyordum. Bir ara fırsat bulursam görmek istiyorum. Fakat Ankara'yı da bir türlü sevemedim gitti. ))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel bir koleksiyon gidip görülesi kesinlikle. Sevmeye zorlanmaktan ziyade elde olanın en iyisini görmeye çalıştım. Sanırım bunun meyvesini alıyorum son bir kaç aydır :) Tabi memleketimiz gibi olmaz ama :)

      Sil
  2. Bir şeyler bitiktiren ve bunları başka insanlar ile paylaşan insanları seviyorum , iyi ki var böyle güzel insanlar
    Ve birde bu güzel insanları yazan insanlar iyi ki var

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her parçasında bir tutku, ilk günkü heyecanı vardı sanki... Kokusu öyleydi müzenin hatta.
      Ve ben böyle içimden geleni yazdıkça okuyan insanlar da iyi ki varlar, kalpleri harika insanlar onlar.

      Sil
  3. Ankara'yı böyle güzel okumak çok keyif verdi Merve!
    Sürekli kötülenen Ankara'nın kıyaslandığı tüm şehirleri dinlemek isterim gerçekten, zira bence çok haksızlık ediliyor.
    Bir şehir, onu yaşamayı bildiğin ve yaşayabildiğin kadar güzel. İstanbul'a hayran insanlar dinliyorum, denizini seviyorlar, enerjisini seviyorlar sözümona. Sonra soruyorsun, en son ne zaman sahile gittin, Galata'ya gittin, vs. Çoğunun cevabı en az aylar önce.
    Ankara'da ciddi potansiyeli olup değerlendirilemeyen bir şehir maalesef ama yavaş yavaş görüyorum ki heyecanlandıran gelişmeler var! :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tamamen katılıyorum. İstanbul'da yaşadığım zaman işe giderken köprüden geçmesem haftalarca deniz göremeyebilirdim mesela. Haftaiçi o kadar az vaktim kalıyordu ki kendime cumartesi-pazar çoğu zaman evde pineklemeyi tercih ediyordum. Ankara hem daha sakin hem kendime hem aileme vakit ayırıyorum hem de keşiflere vakit ve para ayırabiliyorum. O da önemli bir ayrıntıymış burada anladım. Potansiyeli var kesinlikle; zamanla bu açığa çıkacak inanıyorum gönülden!

      Sil

Yorum Gönder

Piece Of Instagram

Piece Of Cake Facebook