Emiyor Mu?

6 Mart 2017

Bu soru çok mühim. Lohusa bir kadını ziyaret ediyorsanız veya mesaj atacaksanız mutlaka sorun bu soruyu. Çünkü minnacık bir bebekle ne yapacağını bilmeyen, sürekli yetip yetmediğini sorgulayan, tabiri caizse her halta ağlayan bir kadına ilk sorulması gereken soru bu. Sorun lütfen.

İyi misin diye sormayın. Hiç gerek yok! İyidir o iyi. Aslan o kaplan o.

Normal mi sezaryen mi diye sorun mesela. O da önemli çünkü nereden nasıl geldiğini bilmek lazım her şeyin. Manavdan portakal sorar gibi. "Pardon bakar mısınız? Finike mi bu?"

İşin mucizesini, hayranlığını ve sarhoşluğunu yaşamaya çalışıyorum her şeye ve herkese rağmen. Helal bana. Aslanım kaplanım ben!

Bak yine "yapmayın" yazısı yazdırdınız bana. Daha bunun 40'ı çıkacak, dişi çıkacak, civciv çıkacak kuş çıkacak. Her dönemde yeni bir challange ile karşıma geliyorlar.

Nasılım?

İyiyim sen nasılsın? Şaka şaka sudan çıkmış balık gibiyim. Ziyarete gelen arkadaşların hepsi Merve bir değişiksin diyorlar. Bir yandan mutlusun, bir yandan yeni bir hayata alışmaya çalışıyorsun. Tam öğreniyorum diyorsun hop yeni bir şey çıkıyor, tam olamıyorsun. Sanki beceremiyorsun bir şeyleri...

İstediğin kadar hazırım de (ki ben size hazır değilim gibi geliyor hala demiştim, ben size demiştim yani), istediğin kadar özlemle bekle; ne hamilelik gibi oluyor ne de arkadaşının bebeğini 10 dakika pışpışlamak gibi... Kesin bilgi yayalım bunu! Çok hızlı başladım maratona belki de böyle hissediyorum. Yasal izine ayrıldım, bir gün evde dinlendim. Ertesi gün suyum geldi hop hastanedeydim. Eee ben daha dinlenecektim gibi bir moddayken, 48 saate yakın uykusuz gezerek başladım olaya.

Uyku neydi? Uyku insanın kendine yapışmayanı giymesiydi. Neden çünkü öyle böyle terlemiyorum. Bundan da kimse bahsetmedi. Ateşlendiğim geceleri anlatmıyorum bile, süt tıkanmalarını falan es geçiyorum, tadımız kaçmasın Ali Rıza bey. Acayip bir psikoloji bir de. Ben hayatta öyle hormonal şeylerden etkilenmem diye böbürlenirdim. Al sana dedi! Kafam gidik bak çok net hissediyorum kendimdeki anormalliği ama düzeltemiyorum. İdil için "ağlar tabi kızım kendini ifade ediş biçimi o" diyorlar ya, ben de kendimi ağlayarak anlatmayı seçtim son 27 gündür. İşe yaramıyor ama benimki. Günleri Mustafa'ya soruyorum. Perşembe olunca aa cuma geliyor diye seviniyorum. Sanane cumadan demiyor kimse. Herkes iyi bakıyor bana. Delidir ne yapsa yeridir diyorlar belki de alttan alıyorlar. Hormonlar direksiyonda; ben arka koltukta uyuyabilir miyim diyorum sürekli. ve gidiyoruz...


Neler yapıyorum?

  • 40 çıkmasına çok bel bağladım, bekliyorum ümitle!
  • Okuyorum çokça. Okudukça sakinliyorum (biraz) çünkü bakıyorum ki tek yaşayan ben ve İdil değil bu olayları. Ama yabancı sitelerden okuyorum. Türkçe sitelerde(forumlarda) genelde birbirini daha da paniğe sokmaya çalışan "bilinçli" anneler var. Varsa bildiğiniz Türkçe siteler söyleyin lütfen. Pozitif şeyler okumaya ihtiyacım var. Pinterest'te Hey Mama board'um bile var beklerim :) 
  • Yeni terimler öğrendim : Büyüme atağı, ön süt, son süt, dördüncü trimester... Ay vakit olsa da yazsam öğrendiklerimi. 
  • Emzirme konusu çok hassas bir konuymuş onu öğrendim. Öyle okuyarak ya da bilerek yapılacak bir şey değil. Apayrı bir yazı konusu. Eğer vakit bulursam uzun uzun yazarım yaşadıklarımı, bilgi içerikli olmaz yani. Ay blog da baya anne-bebek bloguna bağlayacak. (Gelsin unfollowlar haha) Yazmak istiyorum çünkü okuyan bir kişi bile yalnız olmadığını hissetse, o gece rahat uyusa , ne mutlu bana. 
  • Sanki kitaplardaki her şeyi sırayla yaşıyorum. Bir gün okuyorum mesela "aaa iyi bende yok bu" diyorum 2 gün sonra yaşıyorum :)) Nazar nazar...
  • Çikolata yedim evet saklamıyorum :) Bırakması ne kadar güçse, alışması o kadar kolay bu şekere. Ağzım uyuştu ilk yediğim çikolatada bir lokma yiyip bıraktım. Dikkat ediyorum yine de, bence devam etmeliyim, ama evde sürekli pasta, şeker, çikolata oluyor... İdil'e yedirmeyeceksem belirli bir yaşa kadar inandırıcı olmam lazım. Çocuğun karşısında yiyip sana yok demek mantıksız olur. Bir tek dondurmaya dayanamayacağım gibi geliyor. Onu da yedim bu arada :))

Yazmak iyi geldi ne yalan söyleyim. Her ne kadar 2 haftada tamamlasam da :) Boş vakitlerde yastıklardan kopamıyorum, açıkçası laptop karşısına oturmak cazip gelmiyordu. Ama sanırım modum da yükseliyor yavaş yavaş. 10 ay sonra Türk kahvesi içmişim be bu sabah. Daha ne olsun :)

Pozitif ve güneşli günlere cheers diyorum - rezene çayımı kaldırdım havaya sizin için !