Emzirme'ye Giriş 101

Saat : 22.08
Yer : Ikea sallanan koltuk
Konu : Emzirme

Merhaba sevgili lohusa sana da merhaba "illa lohusa mı olacağız okumak için diyen" sevgili okur. Ne zaman yayınlayabilirim yazıyı bilemiyorum. Ama bir ucundan başlamak lazım dedim telefona yazmaya başladım. (70 günlükmüş İdil yazıya başladığımda)

İlk geceyi atlattıktan sonraki halim.

165 günlük deneyimim (of havalara gel) der ki : emzirmek çok hassas bir mevzu. Amaaaa bizim toplumumuz her hassas konuda olduğu gibi bu konuda da boş durmuyor; boş boş konuşuyor!
Emzirmek bana göre zorunlu bir eylem, olması gereken ama bir başkasına göre bir tercih olabilir. Bazı anneler emzirmeyi çok istiyor ama fizyolojik olarak yapamıyor olabilirler. Tercih olarak görenlerin kimi keyfi olarak kimisi de zorunluluktan mama veriyor olabilir. Kimsenin tercihlerini eleşirmek için yazmıyorum bu yazıyı, zaten kimseye düşmez böyle bir şey.  Emzirmek isteyen ve bu konuda benim yaşadığım sıkıntıları yaşayan kişilere benim o çaresiz gecelerimde okumak ve görmek istediğim yazıyı yazıyorum, cesaretlensinler pes etmesinler diye. Uzman değilim ama çok okudum çok araştırdım, emzirme sırasında o koluma uzakta telefon ve kitap tutmaktan az kramp girmedi.
Lohusalıktan az buçuk bahsetmiştim bir önceki yazıda. Beni bu süreçte en çok yıpratan olay : sütün yetmiyor muhabbetiydi. Cidden ne uykusuzluk ne ağrı sızı hiç biri bu kadar koymamıştı. Şu lafı duymamazlıktan gelmek emzirmenin birinci kuralı resmen. Kulak asmayın.  Bebeğinizin sağlığı her şeyden önemli. Kilo alımı, günde kirlettiği bez miktarı ve gelişimi gayet iyiyken sırf bebeğiniz çok ağlıyor diye sütün yetmiyor kafasına girmeyin. Beni çok üzdüler siz üzülmeyin diye bildiğim her şeyi madde madde yazacağım.

  • En iyi süt yapan şey emzirmek. Hiç bir besinin süt yaptığı bilimsel olarak kanıtlanmamış. Emzirdikçe beyin süt üretimini artırıyor. Yediklerimiz bizim vücut direncimizi korumamız için gerekli. Su da aynı sebeple önemli. Bu yüzden hamur işine gömülmeyin. Sağlıklı öğünler yiyin. Doğum kilolarını vermek için saçma sapan diyetler yapmayın.
  • Sabırlı olun. Hem kendize hem de bebeğinize öğrenmek için zaman verin. Başkalarının fışkıran süt hikayeleri ile ilgilenmeyin. Herkesin fizyolojisi farklı. Kendinize haksızlık etmeyin. Ve lütfen elinizden gelen her şeyi yapmadan benim sütüm yok kafasına girmeyin. (Elinizden gelen her şey demişken sizi bu yolda acayip yönlendirecek yazı dizisine yönlendireyim : Tomris'in Emzirme Notları sabırla okuyun illa ki işinize yarayan bir şeyler bulacaksınız, ben şansa İdil'i her uyutabildiğimde hatmettim bu yazıları)
  • Bazen zor biliyorum ama stressten ve üzüntüden uzak durun.
  • İdil ilk zamanlar yavaş kilo alıyor diye mama takviyesi yapmamızı söyledi çocuk doktoru. Evet belki sütüm az geliyordu, ama İdil'in ciddi bir su kaybı, düşük doğum ağırlıyı ya da kilo kaybı yoktu; sarılık da yavaş yavaş geçiyordu. Bu sebeple ben mama takviyesi yapmadım. İnat ettim ama bu körü körüne bir inat değildi. Emzirme kampı dediğimiz olayı gerçekleştirdim ve 2 günde bir sağlık ocağında kilosunu kontrol ettirdim. Baktım pozitife doğru gidiş var. Devam ettim aynı şekilde. Detaylı bilgi için : BYBO Emzirme Kampı. Eğer doktorunuz mama takviyesi yapmanızı söylerse, durumu onunla konuşun. Niyetinizin mama vermemek olduğunu ve emzirme yanlısı olduğunuzu bilsin. Bebeğinizin durumunu tam öğrenin. Eğer hayati bir tehlikesi yoksa bir kaç gün sonra kilosunu tekrar kontrol etmesini rica edin. Emzirmeye devam edin. Mama takviyesine mecbur kaldıysanız eğer; kullandığınız biberona dikkat edin akışı hızlı biberonlardan olmasın, henüz emerken kuvvetli olmayan çenesi akışı kolay biberona alışırsa memeye döndürmek güçleşebilir. Şırınga veya kaşık ile verilmesi bir seçenek.
  • Bilmeniz gereken terimler var mesela büyüme atağı, mesela ilk süt, mesela son süt. Tek tek açıklayacağım bildiğim kadarıyla size. Büyüme atağı: Belirli haftalarda (ki bu rakamlar yaklaşık, sizin bebeğiniz bir önceki veya bir sonraki haftada yaşayabilir) büyüme atakları geçiriyor; gerçekten atak bir şekilde büyüyor. Bu dönemler sonunda bazı kıyafetlerin küçük geldiğine şahit olabilirsiniz. Bu dönemi nasıl anlarız? Bebeğiniz birden doymuyor, normalden huysuz oluyor, çok uyuyor, hiç uyumuyor, hatta emmiyor ya da biberonu reddediyor ise büyüme atağında olabilir. Size kendinizi çaresiz, beceksiz hissettiriyor. Eskilerin huy değiştirdi dediği dönemler bu dönemler oluyor :) Peki bu dönemlerde ne yapıyoruz? Emmek mi istiyor emsin. Memelerinizi boş hissetseniz de devam edin. Bebeğinizin bu dönemde ihtiyacı olan sütü memeler ancak böyle üretebiliyor çünkü. Bebeğiniz emdikçe daha çok süt daha çok üretim diye mesaj gidiyor beyine. Ve bebeğinizin bir gıdım daha büyüyen midesine layık miktarda sütü üretebiliyor oluyorsunuz bu atağın sonunda. Huysuzluğu ya da uykusuzluğu giderebilmek de emzirmekten geçiyor. Memede huzursuz olursa da vazgeçmeyin. İlk etapta istediği süt gelmediği için huysuzlanması normal. Dediğim gibi atak sona erdiğinde siz bebeğinizin ihtiyacı olan sütü üretebiliyor olacaksınız. Ben 5-6 saat aralıksız emzirdiğimi biliyorum 5 ve 6. hafta ataklarında. Yılmadım, doymuyor bu çocuk diyerek mama da vermedim. Ama şunu belirteyim bebeğinizi iyi gözlemlemeniz lazım. Sizi endişelendiren bir durum varsa doktorunuza danışın ve bu hareketlerin sadece büyüme atağı ile ilgili olduğundan emin olun. Bu atak haftaları hakkında daha çok bilgi için: Bebeklerde Büyüme Atakları
  • İlk süt ve son süt olayı da oldukça ilginç bulduğum bir mevzu olmuştu okuduğum zaman. İlk süt (fore milk) meme başına daha yakın kısmındaki süt. Daha sulu bir kıvamı var, bebeğin susuzluğunu alıyor. Protein ve laktoz bakımından zengin fakat kalorisi düşük. Son süt (hind milk) ise memenin daha ortalarında toplanan daha kıvamlı, krema kıvamında olan süt. Yağ ve kalorisi daha yüksek. Emzirme aralıkları uzadıkça bu iki süt birbirinden ayrışıyor, ama düzenli aralıklarla emzirirseniz bu iki sütü de dengeli alıyor bebeğiniz. Fakat kimi kadınlarda ön süt fazla olabiliyor. Ben de kendimi bu sınıfa koydum. Bunu düşünmeme sebep ise İdil'in gazlı bir bebek olmasıydı (laktozu fazla olduğu için). (Belki de gaz olayı 3. veya 4. ayda beyin-barsak koordinasyonu oturunca geçecek bilemiyorum) Bazı kaynaklarda ön sütü biraz sağıp öyle emzirin ki iki sütü de dengeli alsın diyor, kimi kaynak da aman bu işlemi çok dikkatli yapın fazla sağarsanız beyine mesaj gider ön süt üretimini artırırsınız diyor. Ama dedim ki ben şimdi sağma ile falan uğraşamıcam, oranını tutturamam. En iyisi sonuna kadar emzireyim. Hani diyorlar ya 20 dk yeterli bir memede kalması için. Ben bir memede 40-60 dk emzirdim ki son sütü de alsın, her iki sütü de dengeli alsın. Şimdilerde kadar uzun süre tutamasam bile, atıyorum emdi uyudu 30 dk sonra (çok iyi bir rakam haha) uyandı yine aynı memeyi veriyorum. Meme tam boşaldı mı, son sütü aldı mı gibi soruların cevabı zamanla oturacak. Başlarda bunu gözlemlemek, takip etmek güç. Siz bebeğinizi tanımaya vakit ayırın bu anlattıklarım zamanla sizin de yaşayarak göreceğiniz şeyler.
  • Her şeyi bir anda öğrenmeyi beklemeyin eminim benim de hala bilmediğim çok şey var. Kendinize yüklenmeyin. Söylemesi kolay biliyorum ama rahatladıkça kolaylaşan bir eylem bu emzirme.
  • Meme ucu yaraları lohusaların kabusu. İlk zamanlar bebeğiniz emmeyi bilmezken, siz ve memeniz de emzirmeye alışık değilken meme ucu yaraları ve çatlakları kaçınılmaz. Emzirirken silmenize gerek olmayan, lanolin içeren kremler işinize yarıyorsa şanslısınız. Bende bu kremler işe yaradı ama zaman aldı. (evet yine sabır) Bazı kişilerde işe yaramıyormuş. Daha kuvvetli antibiyotikli kremleri emzirme aralarında sürüp, emzirmeden önce kremden arındırarak da çatlakları iyileştirebilirsiniz. Krem harici yapabileceğiniz bir kaç şey daha var. Eğer bir memenizde yara var ise, bebeğiniz açken daha iyi durumdaki memeden emzirmeye başlayın. İlk emme hızı ve hırsı ile canınız daha çok acımasın. Emzirmediğiniz ve krem sürdüğünüz zaman memelerinizi havalandırın. Evet bildiğin havalandırın. Sütyen, atlet giymesin bir süre üşütmeden kendinizi yaraların hava almasını sağlayın. Krem sürmediğiniz zamanlar sütünüzü sürün, bunun da en iyi iyileştirici şeylerden biri olduğu söyleniyor. Ve internette binlerce kocakarı yöntemleri var. Hiç birini denemedim, bilmiyorum. Varsa deneyen tanıdığınız siz de kendinize ve bebeğinize zarar vermeden uygulayabilirsiniz. 
  • Süt sıtması dedikleri şeyi yaşadı bu bünye ya. Hem de meme ucu süt kabarcığı ile aynı anda yaşadım. Son noktam oydu. Aklım yok mu benim ben bu acıları çekiyorum diye saniyelik düşüncelerim oldu. Acayip gel-git yaşadım. Ama yılmadım. Ben acıdan ağlıyorken ve emzirmeye çalışıyorken babamın da yan odada ağladığını biliyorum. Ateşin ile birlikte memede şişlik ve kızarıklık da varsa yapılabilecek en iyi şey emzirmek. Biriken sütü emzirip veya sağıp memeyi rahatlatmak lazım. Fakat o sırada benim süt kabarcığından dolayı da sıkıntım olduğu için, emzir rahatla olayı o kadar da kolay olmadı. Ateşim varken önce sıcak duş aldım ki süt kabarcığı yumuşasın. Çünkü süt kabarcığını mikrop kapmadan patlatabilmenizin en iyi yolu : yumuşatıp sonra emzirmek. Acılı kısımları atlıyorum;(emzirirken) kabarcık patladıktan sonra memede oluşan şişliklere masaj yapa yapa emzirdim. Ve final olarak hem fazla süt üretimine biraz dur demek hem de ateşimi düşürmek için soğuk duşa girdim. Doktorumu aramıştım ben bunları yaşarken, emzirirken içilebilecek bir ağrı kesici verdi bana. Öyle çaresizdim ki içtim. Emzirirken içilebilecek bir ilaç dahi olsa hiç içmemeyi yeğlerdim. Ertesi sabah çok daha iyiydim. Hafif hafif tekrarlayan ateş için yine emzirerek ve duşa girerek savaşmaya devam ettim. Umarım kimse ikisini birarada yaşamaz. Süt kabarcıkları için : La Leche Türkiye yazısı  Süt sıtması (tıkalı kanallar) için : La Leche Türkiye yazısı
  • Ve en en önemlisi bebeğinizin her ağlaması acıktığı anlamına gelmiyor. Ağladığını duyan herkes "Aç mı yavrucak" diye yaklaşacak olaya. Kulak asmayın. Bu olayın sonu mamaya bağlanmasın. Ağlayan bebeğinizin altı kirli olabilir, uykusu olabilir, korkmuş olabilir, sizin sıcaklığınızı istiyor olabilir, oda havasız olabilir, odanın nemi yetersiz olabilir, hatta sadece ağlıyor olabilir çünkü kendisini başka türlü ifade edemeyecek durumda. Lohusa iken çok savunmasız anlarınız olabiliyor, her fikre güvenmeyin. (Sözüne ve tecrübesine güvendiğiniz aile büyükleriniz, arkadaşlarınız hariç) Bebeğinizin doyduğunu anlayabileceğiniz en somut şey günde yaptığı çiş ve kaka sayısı. Kirli bezler en büyük dostunuz :)

Şimdilik toparlayabildiklerim ve aklıma gelenler bu kadar. Zaman buldukça yazacağım. Yazı yazmaktan beni soğutan blogumu alt üst eden Blogger'a da sevgilerimi yolluyorum buradan! Yeni temanın tadı yok biliyorum ama idare edin şimdilik. Vakit buldukça İdil'den bir şeyler yapacağım.

Bol sütlü, bol uykulu günler diliyorum size canım lohusalar, kendinize iyi bakın 🙋

Yorumlar

Piece Of Instagram

Piece Of Cake Facebook