Bebekle Seyahat Tüyoları

İnternette hatırı sayılır miktarda "bebekle/çocukla seyahat" başlıklı blog yazısı var. Okuduklarınızla kendinizi hazırladığınızı sanıyorsunuz ama deneyimlemek gibi olmuyor tabi. Ben de 1.5 senelik ve 10 seyahatlik deneyimlerimi(zi) yazmak istedim bloga. Yazmayı çok özlediğim için yazıyorum aslında biraz da. Resmen terapi ayol.

İdil arabada olmayı, arabada uyumayı çoğunlukla seven bir bebek oldu en başından beri. Bu konuda kendimizi şanslı sayabiliriz. Zaman zaman krizler yaşadı, yoruldu, sıcakladı, ağladı, ağladı; ama bir şekilde orta yolu bulduk.

İlk seyahatimizi 2 aylıkken Ankara'dan İstanbul'a yapmıştık. Emzirdim-ana kucağında uyudu-uyandı hava aldırdık-emzirdim-ana kucağında uyudu-hava aldırık-uyudu derken düşündüğümden rahat bir yolculuk olunca, bu konuda kendimize güvenmeye başladık Mustafa ile. Daha çok seyahat ederdik aslında biz, ancak iş-ekonomik durumlar derken biraz sekteye uğradı bu 1.5 sene. Umarım yine yeniden yollara çıkarız. Sonrasında Adana tekrar İstanbul, Giresun derken, en uzun arabalı seyahatimizi geçen yaz 7 aylıkken çıktığımız yarım Ege turumuzla yaptık. Ankara-Çanakkale-Ayvalık-İzmir şeklinde tamamladığımız tur İdil'in ilk defa o seyahatte aldığı emzik ile biraz rahatlamıştı hatırlıyorum.

1 yaş sonrasında tekrar Adana ve İstanbul yaptık klasik, yaz başında Kapadokya oradan Elazığ ile yeni bir rota eklemiş olduk. Yaz ortası Antalya ile deneyimlerimize deneyim kattık (bkz: sıcakta seyahat)

Ben o ilk seyahattaki gerginliği bir daha arabayla gittiğimiz seyahatlerde hiç yaşamadım. O güven bir kez gelince sakin kaldım her olay karşısında, İdil de istediği drama ortamını elde edemeyince sakinledi :) Siz ne kadar rahatsanız çocuk da o kadar rahat oluyor.

İlk uçak yolculuğumuzu da geçenlerde yaptık, yanımda Mustafa da olsa daha rahat olurdum eminim. Tek olmamın verdiği ufak bir gerginlik vardı ama onu da hemen attım. Biliyorum ki İdil artık en ufak mimikten, ses tonumdan etkileniyor.



Seyahat deneyimlerimiz henüz yurtiçi, bu kurlarla bakalım yurtdışı görebilecek mi yavrum!

Peki benim size nasıl tavsiyelerim olur, maddeler halinde yazayım:
  • Rahat olun. Her anlamda. Kafayı rahat tutun, kıyafetlerinizi rahat tutun, yükünüzü hafif tutun. Siz rahat yavru rahat.
  • Bebeğinizi/çocuğunuzu rahat tutun, konforu sağlamaya çalışın. Arabanızda işiniz daha rahat. Uçak seyahati için de imkanınız varsa gün içerisinde en keyifli olduğu saatleri seçmeye çalışın. 
  • Bez-alt değiştirme pedi-ıslak mendil-yedek kıyafetleri, atıştırmalıklar, oyuncakları için çok büyük olmayan bir çanta hazırlayın. Havaalanı için özellikle çok yük taşımıyor olmanız önemli. Yürüyen koşan bebeğinizin peşine kocaman çanta ile takılamazsınız.   
  • Emziriyorsanız emzirme örtüsü ve ağız bezi gibi eşyalarınıza ihtiyaç duyabilirsiniz. Formül mama ile besleniyorsa 2 temiz biberon, mama yapmak için suyunuz ve mamayı muhafaza edeceğiniz minik saklama kaplarından edinin. Aynı şekilde ağız bezi yine lazım olabilir tabi. 
  • Biraz daha büyük minnoşlar için yanınızda favori yiyecek ve içecekleriniz olsun her iki durum için de. Sizi yormayacak, üstüne dökülse de sorun olmayacak kuru gıdaları tercih edin. Ben genelde kurabiye, kek ve poğaça tarzı şeyler alıyorum yanıma. Yapamadığım zaman ise  Humm Organic ürünlerini tercih ediyorum. Shell Select'lerde keşfettim ben hatta ilk defa, aklınızda bulunsun. İdil bazılarını çok severek tüketiyor. 
  • Uçağa binmeden bebeğiniz ne çok aç olsun ne de çok tok. Midesi rahat etsin, bulanmasın.
  • Sevdiği oyuncaklarını, kitaplarını vs. yanınıza alın. 
  • Emzik alıyorsa arabada uyumasına yardımcı olarak, uçakta da kalkış ve inişte kulakları ağrımasın diye kullanın. 
  • En incesinden bir örtü olsun yanınızda, müslin bezlerden olur, penye battaniye olur. Rulo halinde çantayı yormayacak büyüklükte. Oldu ki uyudu (arabada klima-uçakta havalandırma) örtüverirsiniz üzerine. Hatta yazın bile bir uzun kollu olsun yanınızda, her ihtimale karşı. 
  • Arabada oyalamak zorlaştıkça İdil'in bir kısım oyuncaklarını arabaya koymak istedim. Koltuk arkası düzenleyicilerden aldık. Orası resmen artık İdil'in özel alanı. Sürekli o gözden o göze bir şeyler koymakla oyalanıyor, sahiplendi. (Bizimki bundan fikir olsun size de)
  • Uzun araba yolculukları için İdil'in ayağının altına bir tane örtü geriyorum Şekil A ↑ (oto koltuk altına bir tarafını sıkıştırıyorum, Diğer tarafı organizerin kenarlarına bağlıyorum). Hem attığı oyuncaklar fezaya gitmiyor :) hem de dökülen yemek kırıntıları da kolayca toplanıp çırpılıyor. (Rabiaa tenk yu beybiim)
Gözünüzde büyütmeyin gezmeyi, yola çıkmayı bebeğinizle. Gerçekten nasıl alışırsa öyle gidiyor. Hele ki ilk 6 ay kebap :) En rahatı baharda gezmek bence bir de. Ne sıcak, ne soğuk mis. Aklımızda bir kaç yer var önümüzdeki ay, umarım iş-mesai-maaşsızlık engel olmaz da gideriz! 

Pozitif olalım, tedarikli olalım gerisi de artık şans :) 

Yorumlar

Piece Of Instagram

Piece Of Cake Facebook